İşin içinde 'Lynch' olunca şarkılar için çekilecek videolarda ayrı bir beklenti yaratıyor tabi..
28 Kasım 2011 Pazartesi
Crazy Clown Time
İşin içinde 'Lynch' olunca şarkılar için çekilecek videolarda ayrı bir beklenti yaratıyor tabi..
27 Kasım 2011 Pazar
Melancholia
Bir önceki filmi 'Antichrist' ile dogmadan tamamen sıyrıldığını gördüğümüz Lars von Trier bu 'melankolik' filmiylede aynı yolda ilerlemeye devam adiyor. Evet, belki gene dogmanın olmazsa olmazı el kamerası yoğun bir şekilde kullanılmış. Fakat genede karşımızda duran şey, bir dogma filmine göre çok stilize ve cilalı bir yapım. Peki içi dolu mu? Kesinlikle hayır! İçerisinde görsel olarak birkaç etkileyici an barındırsa da, çok kof kalmış, altında herhangi dolu bir metin barındırmayan, sıkıcı bir film 'Melancholia'.
Justine ve Claire adında birbirine pek benzemeyen (fiziksel olarak ta birbirine benzemeyen iki oyuncu seçilerek bu görsel olarak kodlanmış) iki kız kardeşin 'melankolik' iç dünyalarını aktarıyor bize film. Benim için, bünyelerinde hiçbir ilgi çekici unsur barındırmayan bu iki karakteri izlemek zor bir deneyim oldu diyebilirim. Filmde ki karakterler için dünyaya yaklaşmakta olan gezegen ne kadar can sıkıcıysa, bu iki kadın da benim için aynı sorunu teşkil etti film boyunca. 'Melancholia' dünyanın üzerine doğru gelirken, onlar da benim üstüme doğru geliyorlardı sanki! Bir önceki filminde olduğu gibi kadınlar gene nefret objesi yönetmen için. Erkek, anlayışlı, sevecen ve cömert iken; kadın ne istediğini bilmeyen, bencil ve daha bir çok sorunu bünyesinde bulunduran bir valık. İnsan merak ediyor... Hangi kadın yada kadınlar, ne yaptı da bu adama; Breaking The Waves'te Bess gibi bir karakteri yazan adam, Antichrist ve Melancholia'yı çekecek noktaya geldi?
İşin magazinsel olan bu yönünü bırakıp filme dönersek, gene edebiyat ve sanat tarihinden yoğun şekilde beslendiği belli yönetmenin. Justine'i yaratırken, Shakespeare'in Ophelia'sı varmış belli ki aklında. Ee, nede olsa melankolinin ağababası diyebileceğimiz bir karakter 'Ophelia'. Ondan ilham alması hiç te garip değil. Yukarıda gözüktüğü gibi afişte de kullanılan kare, John Everett Milliais'ın 1852 tarihli 'Ophelia' adlı tablosundan esinlenilmiş. Aynı tabloyu filmin içinde, Claire'ın, John'un intihar ettiğini anladığı sahnede arka planda kalan bir kitabın içinde de görüyoruz. Ama dediğim gibi içi boş tüm bu numaraların. 'Antichrist' en azından izleyicisine bir takım duyguları aktarabilmeyi başarıyordu. Burada o tarz bir başarıdan da söz edemiyoruz. Kendisine tavsiyem bir an önce silkinip kendine gelmesi ve bu 'melankolik' yoldan ayrılması.
''Üzerimize koca bir gezegen yollayıp hepimizi öldürsen bile, kendi içinde bir takım şeyleri aşmayı başaramadıktan sonra sana huzur yok 'Lars' kardeş.''
Canopy Shade
İnsanın içini garip bir hüzünle doldururken, dışını kıpır kıpır kıpraştıran Trophy Wife güzellemesi..
26 Kasım 2011 Cumartesi
I'm Here
25 Kasım 2011 Cuma
The Tree Of Life
Terrence Malick; gerek felsefe öğrenimini ,tez danışmanıyla Heidegger hakkında ters düşüp yarıda bırakmasıyla, gerek 70'lerde gişe olarak olmasada eleştirmenler nezdinde ortalığı birbirine katan iki film çektikten sonra 20 yıl sürecek bir inzavaya çekilmesi ve tek bir röportajının bile olmaması sebebiyle sinema dünyasının Salinger'ı olarak adledilmiş, etrafında ufak çaplı mitler oluşturulmuş, gerçek anlamda şahsına münhasır denebilecek bir kişilik ve sanatçı. Filmlerinin hiçbirinin ana akım sinemayla uzaktan yakından alakası yok.
Son olarak, şu 'inayet ve doğa' olayı için bir kaç kelam etmek gerekirse;
Malick, filminde inayeti 'anne', doğayıda 'baba' olarak karşımıza
çıkarmış. Gerçek hayatın kendisinde de durum böyle değilmidir zaten?
Kadınlar karşılaştıkları olayları sindirip özümsemekte pek zorlanmazken;
erkekler ise içgüdüsel davranıp, (belki de doğaları gereği) karşı koyuş
veya saldırganlaşma yoluna gidiyorlar sanki. Sonuçta tıpkı Jack'in içinde olduğu gibi bizim içimizde de devamlı mücadele halindeler.
İlk Post Sorunsalı
Bu blogda yayınlanacak her post, bir karganın 'gak' lamasından daha fazlası değildir. Herhangi bir iddaası yada amacı olmayıp, 'bir meşgalemiz olsun' denilerek atılmış bir adımdır sadece...
Kaydol:
Yorumlar (Atom)





